![]() |
| CafeDOST | USA-CANADA | Free E-MAIL | Free HOMEPAGE | Search | |
|---|
26.Ekim.2001
| ||||||||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||||||||
|
|
"Yerli" Vizyon Önceki hafta bazı yabancı politikacıların "vizyon"undan bahsetmiş ve vizyon sahibi politikacı ile vizyon sahibi olmayan politikacı arasına keskin bir çizgi çekmiştik. Geçen hafta örnekleri vermiştik. Elin vizyon sahibi politikacısı ya memleketi aya götürmüştü (gerçek anlamda) ya da memleketin hazinesini ağzına kadar para ile doldurmuştu.. Yerli vizyon sahibi politikacılarımıza baktığımızda ise daha değişik bir manzara ile karşılaşıyoruz. Şöyle ki: Geçen yüzyılın son 20 yılı kimilerince vizyon dönemi kimilerince siyasal dâhilik dönemidir. Tanımı ne olursa olsun söz konusu dönemde Türk toplumuna kazandırılan ve yaşama damgasını vuran değerleri (!) kabataslak ''vizyon, mafya ve takiyye(*)'' sözcükleri altında derlemek mümkündür. Özalcıların "vizyon" dediği "2000 yılına dek merkez partisiyle yönetilecek bir Türkiye" idi. Vizyonu (!) yaşama geçirmek için ''depolitizasyon'' uygulandı. Sağ ve sol yadsınırken, cemaatler, tarikatlar, aşiretler ve etnik ayrımcılık üzerine siyaset yapmak öne çıktı. Mafyalar ve çeteler bu ortamdan kaynaklandı. Sanayileşmeyi dışlamak marifet sayıldı. Parasal ekonomi politikasinın her şeyi çözümleyeceği sanıldı. Sonuç, kayıt dışı ekonomiyle kara paranın egemenliğine teslim edilmiş bir ülke. Özel sektör mafyaya, devlet çetelere teslim. Politikacı, mafya ve çete işbirliği dorukta, hem de göstere göstere. Örnek mi? Özellestirme kara para aklama yöntemi olmuş çıkmış. Belleklerde hala taze, özelleştirilen KİT'ler daha sonra trilyonlarca zararı ve batak kredileri ile fona geri devredilmedi mi? Kamuoyuna vizyon sahibi diye yutturulan bu yöneticilerin hangi alanlarda vizyon sahibi oldukları yolsuzluk, hortum, rüşvet olayları ortaya çıktıkça daha iyi anlaşıldı. Bu insanlara hala vizyon sahibi diyenlerin yurtseverliğinden şüphe etmemek olanaksız. Vizyon sahibi diye boyanıp, cilalanıp halka yutturulacağı günü bekleyen yenileri de yok değil. Belki hatırlarsınız. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız mahkemelerinin bağımsız yargıçlarının suçlu bulup mahkûm ettiği bir politikacı. Mahkumiyet kararı üzerine Amerika Birleşik Devletleri'nin İstanbul Başkonsolosu tarafından ziyaret ediliyor. Boyunu aşan bir cüretle Başkonsolos hanım bütün basın önünde bağımsız yargının kararına karşı olduklarını, bu gibi kararların Amerikalıların Türk demokrasisine duydukları güveni sarsacağını söylüyor. Amerika önümüzdeki senelerde Türkiye'yi yönettirmeyi düşündüğü politikacılar için yırtınmaya birkaç sene önce başladı. Vitrindekiler de Amerika'ya el öpmeye gidip geldiler. Haydi hayırlısı... (*) Takiyye: laik görünüm altında siyasal dincilik yapmak. Haftanın tartışma konusu: vizyon sahibi politikacılarımız |
Bize Yazın Favorileriniz arasına ekleyin
|
Copyright © 2001 cafedost.com All Rights Reserved.
Privacy Policy